Ha Haber

Ahmet Mahmut Ünlü

24 okunma
19 Haziran 2020 - 14:27
Ahmet Mahmut Ünlü

Ahmet Mahmut Ünlü (d. 27 Şubat 1965, Fatih, İstanbul), halk arasında Cübbeli Ahmet Hoca olarak tanınan Türk vaiz ve hafız. İstanbul’un Fatih ilçesi Çarşamba semtinde bulunan İsmailağa Cemaati’nin önde gelenlerindendir. Resaili Ahmediyye ismiyle değişik konularda yayınlanmış birçok risalesi bulunan Ahmet Mahmut Ünlü, medyada yer alan tartışmalı ifadeleri, yazdığı kitaplarla ve verdiği vaazlarla tanınmaktadır.

İslâmiyet’e getirilen yeni yorumlara ve reformist görüşlere karşı durmaktadır. İslâm dinini Ehl-i Sünnet anlayışına göre yaşamak gerektiğini savunur. Özellikle İstanbul dışındaki mekânlarda vermiş olduğu vaazlar ilgi görmektedir.

1999’da Gölcük depreminin ardından yaptığı bazı açıklamaları sebebiyle 2 yıl 7 ay hapis cezasına çarptırılmıştır. Daha sonraki yıllarda da çeşitli suçlamalarla hakkında davalar açılmış ve bunların hepsinden beraat etmiştir.
 

Hayatı

Erken yaşamı ve eğitimi: 1965–1980

Ahmet Mahmut Ünlü, 27 Şubat 1965 tarihinde aslen Giresun Göreleli olan varlıklı bir ailenin oğlu olarak İstanbul’un Fatih ilçesine bağlı Çarşamba Semti’nde Dünya’ya geldi. babasının adı Yusuf, annesinin adı ise Rabia’dır. Hazinedaroğulları unvanı ile tanınan ataları, 18. asırda bugünkü Özbekistan sınırlarının içinde bulunan Buhara şehrinden göç etmişlerdir. Babası Yusuf’un sahibi olduğu fabrika, Türkiye’nin en büyük tel çivi fabrikası hâline gelmiştir.

Çocukluk yaşlarında cübbeye ilgi duyması ve giymesinden dolayı adaşı olan yaşıtlarından ayırt edilmek için Cübbeli Ahmet olarak çağrılmaya başlandı. 3-4 yaşlarında iken din eğitimine başladı. Nakşibendi Tarikatı’nın İsmailağa Kolu olarak bilinen dergâhında hâlen liderlik konumunda olan Mahmut Ustaosmanoğlu tarafından özel olarak eğitilen Ünlü, 11 yaşına kadar Fatih Çarşamba İsmailağa Camii’nde medrese eğitimine devam etti.

12 yaşında Yavuz Selim ve Kasımpaşa Camii gibi büyük camilerde verdiği vaazlar büyük kalabalıklar tarafından izlenmeye başlandı. Aynı yaşta Rize’nin Pazar ilçesinde Tütüncüler Köyü Kur’an kursunda Resül Bölükbaşı’ndan sarf, nahiv, ilm-i kelam, meânî, tefsir, hadis ve fıkıh dallarında uzun seneler sürecek kitapların tahsilini 20 aylık zaman zarfında bitirerek 1980 tarihinde on binlerin katılımıyla tertip edilen merasimde icazet-i ilmiyesini aldı.

Sonraki hayatı: 1980–günümüz

İlk defa 1983 yılında 17 yaşındayken hacca giden Mahmut Ünlü, ileri derecede şeker hastası olduğu için askerlik hizmetinden muaf oldu. İstanbul’a dönüşünden sonra Kefevî Camii İmamı Mustafa Kılıç’tan altı ayda hafızlığını tamamladı. İsmailağa Camisi’nde kurduğu ders halkalarında on sene içerisinde birçok isim yetiştirerek hizmetlerine devam eden Ünlü, Türkiye’nin ve dünyanın muhtelif bölgelerinde düzenlediği sohbetlerinde vaazlarını yüz binlere ulaştırdı. 1990’da merkezi Fatih’te olan Fatih Hak ve Hizmet Vakfı’nı kurdu.

1997 yılına kadar ailesinin kazancı ile geçimini sağlayan Ahmet Mahmut Ünlü, 1997 yılında babasının işlerinin bozulması ve iflas etmesi neticesinde çok sıkıntılı günler geçirdi. 1997’den sonra bizzat kendisinin kaleme aldığı risalelerin geliri ile geçimini sağladı. 1999 Gölcük Depremi hakkında yaptığı konuşmanın ardından Halkı din, mezhep ve inanç farklılığı gözeterek, birbirine karşı kamu düzeni için tehlikeli olabilecek şekilde düşmanlığa alenen tahrik etmek suçundan iki yıl yedi ay üç gün hapis cezasına çarptırıldı, fakat sadece 13 ay hapis yattı. Fatih Hak ve Hizmet Vakfı tarafından İstanbul Beykoz semtindeki 20 dönüm arazi üzerine kurulu külliyenin yapılmasına önderlik etti. Külliyeye, hazine arazisi üzerinde kaçak olarak inşa edilmesinden dolayı el konuldu ve Hazine’ye devredildi.

2006 yılında Hürriyet Gazetesi’nde Cübbesiz Ahmet Hoca başlığı ile sürmanşetten jet ski’li fotoğrafları yayımlanarak haber edilmesiyle tekrar kamuoyunun gündemine girdi. 2009 yılı yazında “Barbie bebekler erkekleri tahrik ediyor” fetvâsı ile tekrar gündeme geldi. Bu konuşmasından sonra Habertürk TV kanalında Fatih Altaylı’nın sunduğu Teke Tek programına katıldı. İlki 23 Temmuz 2009’da iki buçuk saat süren, ikincisi 2 Ağustos 2009 olmak üzere beş saat süren programlar yüksek reyting topladı. Programda, Adapazarı Depremi sırasında yaptığı konuşmanın Kur’an-ı Kerîm ve sünnet kaynaklı olduğunu belirten Ahmet Mahmut Ünlü, konuşmasından isim ve yer vererek yaptığı bâzı eleştirilerden dolayı özür dilediğini bildirdi.

Kendisi Lâlegül dergisinde dualar ve yazılar yazmakta olup ayrıca her perşembe akşamı Lâlegül TV’de ve Lâlegül FM’de sohbet programı yapmakta, gündemle ilgili konuları Ehl-i Sünnet dairesi çerçevesinde değerlendirmektedir.

Suçlamalar

1999 yılında yaptığı 17 Ağustos Depremi konuşmasından ötürü İstanbul 2 no’lu Devlet Güvenlik Mahkemesi’nce Türk Ceza Kanunu’nun 312. maddesi uyarınca Halkı din, mezhep ve inanç farklılığı gözeterek birbirine karşı kamu düzeni için tehlikeli olabilecek şekilde düşmanlığa alenen tahrik etmek suçundan iki yıl yedi ay üç gün hapis cezasına çarptırıldı. 13 ay hapis yattı.

12 Ekim 2011 tarihinde Karagümrük çetesi operasyonu kapsamında gözaltına alındıktan sonra çıkarıldığı mahkemede tutuklandı. Ünlü, tutuklulukta geçen süre ve tutuklamanın koruma tedbiri olması sebebiyle 7 Aralık 2012 tarihinde tutuksuz yargılanmak üzere tahliye olmuştur. 3 Mart 2016 tarihinde görülen duruşmada Ünlü, suçlamalardan beraat etmiştir.

Ahmet Mahmut Ünlü, Şifa Ayetleri adlı eserinde erkeğin tenasül uzvu için okunacaklar başlığında Bakara Suresi’nin 260. ayetinin bir kısmının okunduğu suyun tenasül uzvuna serpilmesinin ve Âdiyât Suresi’nin okunup cinsel uzva üflenmesinin cinsel uzvun zayıflığını gidereceğini iddia etmesinden ötürü dînî değerleri aşağıladığı gerekçesiyle şikâyetçi olunması üzerine altı aydan bir yıla kadar hapis cezası talebiyle dava açıldı. Davanın görüşüldüğü duruşmada Şifa Âyetleri eserini tercüme yaptığını, kendi yorumunun bulunmadığını ve konumu gereği dînî değerleri bilerek aşağılamayacağını belirterek beraatini istemiştir. Mahkeme, eylemin kanunen suç olmadığını belirterek Ünlü’nün beraatine karar vermiştir.

Eleştiriler

Ahmet Mahmut Ünlü, bir konuşmasında satranç oynayan kişilerin insanların en yalancısı olduğunu iddia etmesi, oynayanların lanetlendiğini ve oynayana bakanın ise domuz eti yemiş gibi olduğunu ifade etmesinden dolayı eleştirilere uğramıştır. Hürriyet yazarı Ahmet Hakan, “Biraz satranç oynasan böyle olmazsın Cübbeli. Aslında biraz satranç oynayıp zihnini geliştirmen gerektiğinin itirafını yapıyorsun” şeklinde tepkisini dile getirerek Ünlü’yü eleştirmiştir. Ayrıca Türkiye Satranç Federasyonu (TSF), Ünlü’nün bu yorumu ve değerlendirmesinin kabul edilemez olduğunu, hakkında hukukî süreç başlattıklarını belirtmiştir.

Yazar İhsan Eliaçık, İnternet’te ‘Cübbeli Ahmet Hoca ürünleri’ adı altında ‘yakmayan kefen’ satıldığını iddia ederek eleştirmiş ve ardından bu iddianın gündeme gelmesi üzerine Ahmet Mahmut Ünlü kefen satışı ile alakası olmadığını, satanların istismarcı olduklarını söyleyerek şöyle demiştir: “Kefen kabir azabından koruyormuş, bu yanmaz kefenmiş. Ya ulan yanmakla ne alakası var? Yandıktan sonra yanmaz maddeye koysan da için yanıyor. Allahu Teala zaten adamın için yakıyor. Ne saçma sapan adamlar.” Ancak bir süre sonra Ahmet Mahmut Ünlü’nün yakmayan kefenle ilgi ortaya çıkan eski bir sohbetinde şöyle dediği ortaya çıkmıştır: “Yazılırsa, o kişi mezarında korkmaz, kabrine cennetten bir pencere açar, cennet bahçelerinden bir bahçe yapar. Bu rivayetle amel etmek isteyenler, önceden yazdırmalı, yakınlarına da vasiyet yapmalı. Kefenin yerini de öğretmeli ki çünkü onlar telaştan başka bir kefen bulurlar… Bu isimlerin hepsi bu kefende mevcuttur. Biri kağıda yazılıdır, kişinin göğsüne konulacak. Biri kefene yazılıdır, biri de ceylan derisine yazılıdır. Bu da size gelmiştir. Çarşamba’daki dükkânda hazır olmak üzere. Belki de hazırlanmıştır, sorarsınız. Kadın ve erkek farklıdır. Hepsi aynı değil.”

Ünlü, bir sohbetinde İslam Peygamberi’nin sandaleti olan Nal-ı Şerif’i 130₺’ye alıp kullananların rüyalarında İslam Peygamberi’nin göreceklerini ve azgınların saldırısından, düşmanların galibiyetinden, şeytanların şerrinden, sihir ve büyülerin ulaşmasından emin olacaklarını söylemiştir. Bu sözleri Bekir Coşkun tarafından eleştirilmiştir.

Bir konuşmasında da Mahmut Ustaosmanoğlu’nun Azrail yanına geldiğinde onu kovup defettiğini aktaran Ünlü, “Hiçbir Peygambere sorulmayan senin şeyhin kim de ona sorulacak. Böyle bir şey yok İslam’da.” sözleriyle Ömer Öztürk tarafından eleştirilmiştir.

Kaynak: https://tr.wikipedia.org/wiki/Ahmet_Mahmut_Ünlü

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
PİYASALARDA SON DURUM
  • DOLAR
    -
    -
    -
  • EURO
    -
    -
    -
  • ALTIN
    -
    -
    -
  • BIST 100
    -
    -
    -

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları hahaber.com.tr'ye aittir, haberleri izinsiz ve kaynak belirtmeksizin kopyalamayınız.